
Polisiye
Altı Tanık
Altı kişi aynı ölümü gördüyse, neden tek bir gerçek yok?
Ölümle sonuçlanan bir trafik kazası ve altı görgü tanığı. Savcı Bade Arslan, anlatılanlarla yaşananlar arasındaki boşlukta gerçeğin izini sürer.
Kitabı incele
POLİSİYE
Bazı kapılar, yanlış adrese giden biri için açılır.
Bir gece teslimatı, Kaan’ı İstanbul’daki Sencer Kule’ye götürür. Değişen adres, siparişe eklenen tuhaf bir eşya ve kulenin ardındaki düzen, gündelik bir işi giderek büyüyen bir gizeme dönüştürür.
E-kitap sürümü hazırlanıyor.
İLK SATIRLAR
Sessiz Kat · Kitabın açılışından kısa bir örnek
Kaan kuleyi ilk kez Zincirlikuyu kavşağından gördü. Cam cephe, yağmurdan sonra temizlenmiş geceyi parçalara ayırıyordu. Her kat başka bir İstanbul'u yansıtıyordu: kırmızı fren lambaları, karşı tepelerdeki apartmanlar, köprünün beyaz çizgisi ve bulutların altında kaybolan uçak ışıkları. Binanın tepesindeki SENCER adı, sisin içinde kendi başına asılı görünüyordu. Teslimat uygulaması onu son üç kilometrede iki kez farklı yola sokmuştu. Önce ana girişe, sonra servis rampasına yönlendirmiş; bariyere geldiğinde adres kendiliğinden otuz dördüncü kat olarak değişmişti. Sipariş dört kişilikti. Suşi restoranındaki kasiyer, yemek çantasının yan gözüne gümüş renkli bir güç bankası koymuştu. “Müşterinin telefonu bitmiş,” demişti. “Bunu da ver.” Uygulamada böyle bir not yoktu. Kaan itiraz edince kasiyer omuz silkmiş, sipariş ücretinin iki kat olduğunu hatırlatmıştı. İki kat ücret, o gece filo şirketine yapması gereken ödemenin onda biri bile değildi. Yine de kabul etmişti. Borç küçük paralarla kapanmıyor, fakat küçük paralar ödenmediğinde büyüyordu. Telefonu çaldı. Ekranda annesinin adı göründü. Kaan açmadı. Nermin onu yağmur altında çalıştığı için arıyor olabilirdi. Eve ne zaman geleceğini sorabilir, mutfak masasındaki ödeme makbuzlarını görüp görmediğini söyleyebilirdi. Kaan her ihtimalde yalan söylemek zorunda kalacaktı. Çağrı sustuğunda telefon ekranında filo şirketinin uygulaması açıldı.
❦Okuma örneğinin sonu