nk.NAFİZ KILINÇYAZARIN SAYFASI
Altı Tanık — Nafiz Kılınç

POLİSİYE

Altı Tanık

Nafiz Kılınç

Altı kişi aynı ölümü gördüyse, neden tek bir gerçek yok?

Yağmurlu bir gecede, ölümle sonuçlanan bir trafik kazası. Savcı Bade Arslan’ın karşısında altı tanık vardır. Aynı olayı gören insanların anlatıları, gerçeği aydınlatmak kadar karartabilir de.

TÜR
Polisiye
DİL
Türkçe
Okuma örneği

E-kitap sürümü hazırlanıyor.

İLK SATIRLAR

Hikâyeye bir adım.

Altı Tanık · Kitabın açılışından kısa bir örnek

Bade Arslan, Tuzla’ya vardığında yağmur dinmişti ama yol hâlâ yağmurun altında kalmış gibi parlıyordu. Kavşağın dört yanındaki tabelalar, farlar ve dükkân ışıkları ıslak asfaltın üzerinde birbirine karışıyor; kaldırım kenarındaki su birikintileri, gerçekte olduğundan daha kalabalık bir şehir görüntüsü taşıyordu. Polis aracının mavi ışığı her döndüğünde, karşı cephedeki kırmızı tabelanın rengi bir an siliniyor, sonra yeniden geri geliyordu. Saatine baktı. 23.07. Telefon geldiğinde adliyedeki odasında, öğleden kalma soğuk bir sandviçin yarısını çöp kutusuna atmak üzereydi. Nöbet gecelerinde yemeğin hangi saatte yenildiğini hatırlamaz, yalnız kahvenin kaçıncı bardak olduğunu bilirdi; bu üçüncüydü ve yarısı masada kalmıştı. Annesi iki kez aramış, ablası Alya aile grubuna bir fotoğraf bırakmıştı. Bade ikisine de dönmemişti. Ölümle sonuçlanan bir trafik kazası haberi geldiğinde, ilk düşündüğü şey olayın kendisi değil, gece yarısından önce eve dönemeyeceği olmuştu. Bu düşünceden utanmamıştı. Meslekte birkaç yıl geçirdikten sonra insan, başkasının en kötü gecesinin kendi hayatında bazen yalnızca uzayan bir mesai olduğunu öğreniyordu. Nöbetçi polis memuru onu bariyerin yanında bekliyordu. Bade arabadan iner inmez yaklaşarak kısa bir selam verdi. Elindeki ince şeffaf dosyayı yağmurdan korumak ister gibi montunun içine çekmişti. “Erkek, altmışlı yaşların başı. Ambulans geldiğinde nabız yokmuş. Kimlik bulundu. Sürücü olay yerinde değil.”

Okuma örneğinin sonu