nk.NAFİZ KILINÇYAZARIN SAYFASI
Yedi Zarf — Nafiz Kılınç

GERİLİM

Yedi Zarf

Nafiz Kılınç

Babanızdan kalan son miras, duymak istemediğiniz gerçeklerse?

Tuğrul Karaca’nın ölümünün ardından çocuklarına kalan yedi zarf, ailenin geçmişine açılır. Servetin yanında taşınan suskunlukları, suçluluğu ve başkalarına yüklenen bedelleri izleyen bir aile gizemi.

TÜR
Gerilim
DİL
Türkçe
Okuma örneği

E-kitap sürümü hazırlanıyor.

İLK SATIRLAR

Hikâyeye bir adım.

Yedi Zarf · Kitabın açılışından kısa bir örnek

Babalarının cenazesinden döndüklerinde ev, onu hiç tanımamış gibi duruyordu. Tuğrul Karaca’nın siyah pardösüsü askılıkta, kahverengi bastonu şemsiyeliğin yanında değildi. Anahtarlarını bıraktığı pirinç tabakta yalnızca elli kuruş kalmıştı. Evin geri kalanıysa on sekiz yıl önceki gibiydi: koyu ahşap, sararmış duvarlar, yüksek tavanlar ve annesinin seçtiği mobilyalar. Bir insanın ölümü bazı evlerden pek az şey eksiltiyordu. Seçil ayakkabılarını çıkarmadı. Çocukken annesi buna kızar, babasıysa eve ayakkabıyla girerdi. Kırk üç yaşında bir kadının ölmüş annesine küçük bir itaatsizlik borcu kalabileceğini o sabah öğrendi. Salonda Tarkan pencerenin önünde, yakmadığı sigarayla oynuyordu. Berna masanın ucunda, önündeki yarım bardak suya dokunmadan oturuyordu; siyah ceketinin omzunda başsağlığı ziyaretçilerinden kalmış belli belirsiz bir pudra lekesi vardı. Sezer görünmüyordu. Seçil sormadı. Babalarının ölümünden beri herkes birbirine aynı şekilde davranıyordu: Sanki sorulmamış sorular, cevap verilmiş olanlardan daha güvenliydi. Tarkan telefonunu cebine koydu. — Çekmiyor. Seçil pencerenin yanındaki modeme baktı. Üç ışık yanıyordu. — İnternet var. — Telefon. — Bahçeye çık. Tarkan ona baktı. Dudaklarının kenarında, çocukluğundan beri tanıdığı o küçük alay belirdi. — Merhaba sana da. Saat altıya on vardı. Serhat Bey vasiyet için altıda gelecekti.

Okuma örneğinin sonu